Hazır Giyim Hedefi İhracatı 5 Yılda %50 Arttırmak

Hazır Giyim Hedefi İhracatı 5 Yılda %50 Arttırmak
Hazır Giyim Hedefi İhracatı 5 Yılda %50 Arttırmak

Hazır Giyim sektörü önümüzdeki 5 yılda ihracatını yaklaşık %50 artışla 25 milyar Dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyor. TGSD Başkanı Hadi Karasu hedeflerini şöyle sıraladı; yeni pazarlarda proaktif girişimler, markalaşma çalışmaları ve döngüsel ekonomi ile sürdürülebilirlik.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) 21. Dönem Yönetim Kurulu, gerçekleştirdiği basın toplantısında ihracat hedeflerini açıkladı. TGSD Başkanı Hadi Karasu, önümüzdeki 5 yılda Türkiye’nin hazır giyim ihracatını yaklaşık yüzde 50’lik büyümeyle 25 milyar Dolar seviyesine çıkarmayı, hedeflediklerini belirtti. İhracat miktarı kadar değer bakımından da yükseliş beklediklerini ifade eden Karasu, hazır giyimde değer endeksini de kilogram başına 20 Dolardan 40 Dolara yükseltmeyi amaçladıklarını vurguladı.

TGSD Başkanı Hadi Karasu’nun yanı sıra TGSD Başkan Yardımcıları Esra Ercan, Cevdet Karahasanoğlu ve Murat Aydın’ın katıldığı toplantıda sektörün ve derneğin geleceği ve çalışmaları anlatıldı. Karasu; “Kötü ya da iyi piyasa koşulları’ diye bir şey yoktur. ‘Piyasa gerçekleri’ vardır. Piyasa size değil siz piyasanın gerçeklerine ayak uydurmak zorundasınız. Şimdi daha yüksek hedefler koymanın ve daha etkin çalışmanın zamanıdır” dedi.

Hazır giyim sektörü 2018’e iyi bir başlangıç yaptı

Hadi Karasu
Hadi Karasu

Hadi Karasu, Türk giyim sektörünün dünyanın 7. Avrupa’nın ise 3. en büyük hazır giyim üreticisi olduğunu hatırlatarak sektörün özellikle dış pazarda büyüme potansiyeline dikkat çekti. “Hazır giyim sektörümüz başta AB olmak üzere büyümeye devam etmek zorunda” diyen Karasu sözlerini şöyle sürdürdü; “Türk hazır giyim sektörü hızlı üretim ve tasarım kabiliyetleriyle dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerleyecektir. 2017 yılı itibariyle 17 milyar Dolar olarak gerçekleşen hazır giyim ihracatımız, 2017’de Türkiye’nin 157 milyar dolar olan toplam ihracatı içinde yüzde 11’lik bir paya sahiptir. Cari açık açısından baktığımızda hemen tüm girdilerin ülkemizde üretilmiş olması nedeniyle tamamı ülke ekonomisine katma değer olan bir sektörden bahsediyoruz. Diğer yandan iç pazar tüketimini çok küçük bir yüzde dışında neredeyse tamamen karşılayarak ithalatın da önüne geçen sektörümüz, Türkiye ekonomisi açısından vazgeçilmez ve öncelikle yatırım yapılması gereken bir değerdir.”

Hadi Karasu giyim sektörünün 2018’e iyi bir giriş yaptığını rakamlarla anlattı. Geçen yılın aynı ayına göre 2018’in ilk ayında, sektörün ihracatı %15’lik net artış elde ettiğini belirten Karasu, bunu iyimser bir tablo olarak yorumladı. Karasu, en büyük ihracat partneri Almanya’ya ihracatın ise %13,4 artarak 305,2 milyon dolar seviyesine geldiğini söyledi.

Üç adımlı yol haritası hazırlandı

Hadi Karasu, son birkaç yıldır, hazır giyim sektöründe ihracat rakamlarının durağanlaşmasının, bölgesel ve ülke içi güvenlik sorunlarının sonucu olduğunu, yabancı alım gruplarının Türkiye’yle iş yapma isteğinin olumsuz etkilendiğini söyledi. Bu yönde algının değiştirilmesi ve iş hacminin yeniden artırılması için TGSD olarak üç adımlı bir yol haritası hazırladıklarını belirtti; “İhracat pazarlarında proaktif temaslar, markalaşma çalışmalarına ağırlık ve döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik vurgusu.”

Proaktif temasların mevcut ve potansiyel pazarlar için başlayacağını belirten Karasu; “Bu temasların tekrar artması için fırtınanın dinmesini beklemek yerine proaktif davranarak tüm hedef ülkeler ve gruplarla temaslara başladık. Hollanda, Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa gibi ülkelerdeki kritik noktalara temas edeceğiz. İhracat potansiyelimizi artırmanın önündeki engelleri fikir alışverişi ile aşacağız. Bu konuda ilk durağımız Almanya olacak.”

Hedeflerini ihracatta birim fiyatını 20 dolardan 40 dolara çıkar olarak tanımlayan Karasu, sektörün markalaşmasının bu süreçte büyük önemi olduğunu belirtti. Karasu; “Marka olmak en kısa tanımıyla; müşterinize bir söz vermek ve bu sözde durmaktır. Türkiye’nin hazır giyim sektörü olarak iş etiğimiz, hızımız ve vadettiğimiz standart kalite bizim için önceliklidir” dedi.

AB’de akredite bir ‘Türkiye Sürdürülebilirlik Sistemi’

Sürdürülebilirliğin artık keyfi değil zorunlu bir konu olduğunu ifade eden Hadi Karasu, ticari sürdürülebilirliğin ve döngüsel ekonominin öneminin altını çizdi; “Bu konuda AB ve dünya standartlarını yakalayamamış kurumlar, dünya ticareti içinde var olamamaktadırlar. Dünyada bağımsız kurumlar veya ülkeler kendi (Higgs Score vb gibi) sürdürülebilirlik akreditasyon sistemlerini oluşturmuş durumdalar. Türkiye’nin önde gelen ihracatçıları da bu konuda gerekli koşullara sahipler. Ancak bu sistemin yaygınlaştırılması için ülkemizde de belli kriterler ve denetim yapılarının oturtulması gerekiyor. TGSD olarak daha çok ihracatçının aramıza katılabilmesi ve potansiyelimizi artırabilmek için tüm dünyada geçerliliği olan ve AB’de akredite bir ‘Türkiye Sürdürülebilirlik Sistemi’ni oluşturmamız gerekiyor.”