Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi (ICAC), pamuk üreticilerinin karbon kredisi piyasalarına katılımı yoluyla ek gelir elde etmesini amaçlayan Karbon Kredileri İnisiyatifini duyurdu.
Söz konusu girişim, sürdürülebilir üretim uygulamalarını doğrudan finansal getirilerle ilişkilendiriyor. Program kapsamında katılımcı üreticilerin hektar başına 200 dolara kadar ek gelir elde etmesi; aynı zamanda toprak sağlığını iyileştirmesi, dayanıklılığı artırması ve iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlaması öngörülüyor.
Girişim; rejeneratif tarım uygulamaları, biyokömür (biochar) kullanımı ve uluslararası piyasa standartlarına uygun yüksek kaliteli, sertifikalı karbon kredileri üretmek için güçlü bir izleme, raporlama ve doğrulama (MRV) sistemi entegre ediyor. Bilimsel yaklaşım ile sahadaki uygulamayı birleştiren program, hem çevresel bütünlüğün hem de finansal sürdürülebilirliğin sağlanmasını hedefliyor.
Model, pilot faz kapsamında Özbekistan’da uygulanmaya başlandı
Özbekistan’da yürütülen pilot uygulamada erken sonuçlar, modelin pamuk üretimi yapılan diğer ülkelere ölçeklenebilirliği açısından güçlü bir potansiyele işaret ediyor. Bu yaklaşım, çiftçilere sürdürülebilir arazi yönetiminden ekonomik fayda sağlarken küresel iklim hedeflerine katkı sunan ölçeklenebilir bir iklim dostu tarım modeli sunuyor.
Üretilen karbon kredilerinin MRV süreçlerini Merago Inc üstlenecek
Uygulamanın hayata geçirilmesi ve piyasa entegrasyonunun desteklenmesi amacıyla ICAC, Merago Inc ile iş birliği yaptı. Merago Inc, ICAC liderliğindeki rejeneratif tarım ve karbon tutumu programları kapsamında üretilen karbon kredilerinin MRV süreçlerini, sertifikasyonunu ve ticaretini yürütecek.
ICAC Sekretaryası, bu girişimin ölçeklendirilmesi ve küresel pamuk sektöründeki etkisinin artırılması için hükümetleri, özel sektör şirketlerini, sertifikasyon kuruluşlarını ve sektör uzmanlarını iş birliğine davet ediyor.
Biyokömür nedir, sürdürülebilir bir alternatif mi?
Biyokömür; toprak iyileştirme ve rehabilitasyonu, su kirliliğinin kontrolü, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve diğer çeşitli amaçlarla çevre dostu bir materyal olarak yaygın bir kullanım alanı buluyor. Geniş yüzey alanı, gözenekli yapısı ve yüzeyinde bol miktarda oksijen içeren fonksiyonel gruplar bulunması gibi özellikleri nedeniyle tercih ediliyor. Ancak bazı akademik araştırmalar biyokömürün çevre açısından potansiyel risklerine dikkat çekiyor.
Bunun toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerini kaçınılmaz olarak değiştirebileceği ve bunun da topraktaki mikroorganizmaların ve tarım ürünlerinin büyüme koşullarını olumsuz etkileyebileceği belirtilirken, olası risklerin önlenmesi amacıyla biyokömürün çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin farklı ortamlar perspektifinden sistematik biçimde ele alınması gerektiğinin altı çiziliyor.