İnsani değerlerin kârın önünde olduğu adil bir moda sistemine vurgu yapan “Modanın Adil Geçişi Manifestosu”, 1 Mayıs itibariyle Clean Clothes Campaign (CCC – Temiz Giysi Kampanyası) ve paydaşları tarafından birçok Avrupa ve Asya ülkesinde yayınlandı. Manifesto, mevcut sektöre (2030) yönelik kademeli iyileştirmeleri yansıtan temel ilkelerin yanında, modanın geleceğinin nasıl olması gerektiğine dair bir vizyonu ortaya koyuyor. Kamuoyunu, küresel moda tedarik zincirindeki giyim ve benzeri sektörlerde çalışan işçilerle dayanışma içerisinde, adil bir geçiş için bir araya gelmeye teşvik etmenin yanı sıra işçilerin farkındalığını artırmak ve güçlendirmek amacıyla rehber niteliğinde bir araç olmayı hedefliyor.
Küresel giyim endüstrisindeki işçilerin çalışma koşullarını iyileştirmek ve onların güçlendirilmesini desteklemek amacıyla faaliyet yürüten Uluslararası Clean Clothes Campaign ağı tarafından başlatılan Modanın Adil Geçişi Manifestosu, gençler, işçiler ve diğer paydaşların katkılarıyla hazırlandı.
“Krizden en çok etkilenenler, üretimin temelini oluşturan işçilerdir”
CCC Türkiye (Temiz Giysi Kampanyası Derneği) kurucusu Bego Demir, bu manifestonun, işçilerin, sendikaların ve işçi hakları için mücadele eden sivil toplumun önümüzdeki döneme dair vizyonunu ortaya koyduğunu belirterek şu yorumda bulundu:
“İklim krizi, son yıllarda artan yangınlar, seller ve tsunamilerle artık herkes için somut bir gerçeklik haline gelmiştir. Ancak bu krizden en çok etkilenenler, üretimin temelini oluşturan işçilerdir. Bu manifesto ile küresel tekstil sektöründeki yapısal sorunlara dikkat çekiyor ve çözüm taleplerimizi dile getiriyoruz. Adil moda anlayışını temel alan bu yaklaşım, tüm paydaşları kapsarken en büyük bedeli ödeyen işçileri merkeze almaktadır.”
“Tek başına iklim değişikliği ile mücadele yetmez”
Bu manifestonun, giyim sektöründeki iklim eylemlerinin işçi hakları, sosyal adalet ve kurumsal hesap verebilirlikle birlikte yürütülmesi gerektiğine dair inançlarını yansıttıklarını söyleyen Pakistan, Labour Education Foundation (LEF) Direktörü Khalid Mahmood ise açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Pakistan’daki işçiler için, tek başına iklim değişikliği ile mücadele, insana yakışır iş, yaşam ücreti, iş sağlığı ve güvenliği, örgütlenme özgürlüğü, sosyal koruma ve işçilerin karar alma süreçlerine aktif katılımı da garanti etmediği sürece adil kabul edilemez. Manifesto, iklim değişikliğinin maliyetlerinin Küresel Güney’deki işçilere ve topluluklara yüklenmemesini, bunun yerine sektörden en fazla kar edenler tarafından karşılanmasını sağlamak için önemli bir çerçeve sunmaktadır.”
“Bu endüstri sadece birilerine değil herkese fayda sağlayabilir”
CCC Modanın Adil Geçişi Manifestosu’nun önemli bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Labour Behind the Label Kampanya Sorumlusu Alena Ivanova; “Bu manifesto, yaşamak istediğimiz dünyayı inşa etmek için önümüzde hâlâ çok iş olduğunu gösterirken, bu mücadelede yalnız olmadığımızı da ortaya koymaktadır. Servetin yeniden dağıtımı, vergi adaleti ve herkes için sosyal güvencenin, tıpkı sürdürülebilir kaynak kullanımı ve çevre koruma kadar önemli olduğunu biliyoruz” dedi.
Bu bozuk sistem üzerinde servetlerini inşa eden CEO’lar ve kurumların, sistemi düzeltmek için çözümler üretmeyeceklerini savunan Ivanova; “Ama bizler işçiler, tüketiciler, vatandaşlar ve hak savunucuları olarak üreteceğiz. Manifesto bize, bu endüstriyi kökten dönüştürmek için gerekli güce, vizyona ve inanca sahip olduğumuzu gösteriyor; böylece bu endüstri sadece birilerine değil herkese fayda sağlayabilir” açıklamasında bulundu.
Manifesto, modanın geleceğine ilişkin tüm eylemlerin temelini oluşturması gereken adil bir moda sistemi için ilkeleri şöyle sıralıyor:
● Tedarik zincirindeki tüm işçilere insana yakışır iş, yüksek yaşam kalitesi ve eşit haklar
● Şimdi ve gelecekte tüm biçimleriyle (sosyal, ekonomik, toplumsal cinsiyet ve iklim) adaleti
● Zenginliği işçilere yeniden dağıtır; herkese yaşam ücreti ve evrensel sosyal koruma
● İklim adaptasyonu ve etkilerinin azaltılması için gerekli maliyetlerin adil bir şekilde paylaşımı
● İşçileri karar alma süreçlerinde söz sahibi olmaya ve korkmadan seslerini yükseltmeye teşvik etme
● Doğayı onarma ve gezegenin sınırlarını bilerek faaliyet gösterme
● Hem fazla üretimi azaltma hem de iş güvenliğini artırma
● Şirketleri ve yöneticilerini, sebep oldukları her türlü zarardan sorumlu tutma
● Ham maddelerin yetiştirilmesi, işlenmesi; giysi, ayakkabı ve aksesuarların üretimi, nakliyesi, perakende satışı, geri dönüşümü ve değerlendirilmesinde yeni ve adil yöntemleri benimseme
● Adil modanın kolektif güç ve küresel dayanışma hareketiyle inşası
Küresel çapta 250 kuruluştan oluşan bir ağa sahip olan ve 26 Avrupa ülkesinde ülke çapında kampanyalar düzenleyen CCC, dünyanın dört bir yanındaki örgütleri ve bireyleri, “Modanın Adil Geçişi Manifestosu”nu desteklemeye ve hep birlikte adil geleceği inşa etmeye davet ediyor.
CCC ağının üyesi ve Türkiye’de küresel hazır giyim endüstrisindeki işçi haklarına odaklanan tek sivil toplum kuruluşu olan Temiz Giysi Kampanyası Derneği, Türkiye’de tüm tekstil işçilerinin adil, sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışması için tüketicilerden aldığı kamuoyu gücüyle hak ihlallerine karşı savunuculuk faaliyetleri yürütüyor.