Renklerin ardındaki karanlık, plastik artık kaçınılmaz değil

Yazar:

Home Page » Green Times » Renklerin ardındaki karanlık, plastik artık kaçınılmaz değil

Dünyanın ilk %100 bitki bazlı, yüksek performanslı ve biyobozunur renk platformu olarak bilinen Sparxell, Netflix’in yeni filmi The Plastic Detox’ta, geleneksel boyamanın modada “en toksik” adımına çözüm olarak yer alıyor. Şirket, plastiğin ve kimyasalların insan sağlığı üzerindeki etkilerinde en az fark edilen etkenlerden biri olan, renklerdeki gizli toksik kimyayı ele alıyor.

Boyalar, plastiğe benzer şekilde kimyasal maruziyetinin büyük ölçüde göz ardı edildiği bir kaynak olarak değerlendiriliyor. Film, tasarımcıların tedarik zincirlerinden toksik boyaları ve plastik bazlı lifleri çıkarmaya çalışmasını öne çıkarıyor. Sparxell, bu sistemleri ölçekli olarak değiştirecek ticari bir alternatif sunuyor.

Moda, güzellik, ambalaj ve kaplama sektörlerinde, renklerin çoğu hâlâ petrol bazlı boyalara, maden minerallerine ve plastik bazlı pigmentlere dayanıyor. Küresel boya pazarının yaklaşık %70’ini oluşturan azo boyalar, ek risk teşkil ediyor. Bazıları, kanserojen bileşiklerle bağlantıları nedeniyle AB mevzuatı altında sınırlı ve artıklarının mikroplastik parçacıklara bağlanıp su yollarında hareket ederek canlı dokularda birikebileceği biliniyor. Simli ve payet gibi plastik bazlı renk formatları genellikle PET filmden üretiliyor. Yapılan bir çalışmada, belirli atık su örneklerinde tespit edilen mikroplastiklerin neredeyse %24’ünü oluşturdukları, dolayısıyla doğrudan ve kalıcı bir mikroplastik kirliliği kaynağı oldukları ortaya kondu.

Kelebek kanatlarından ilham alan mavi

Morfo kelebeği parlak mavisini pigment yoluyla değil, kanatlarının mikroskobik yapısıyla üretir. Sparxell aynı prensibi uygulayarak, bitki hücre duvarlarında bulunan doğal malzeme olan selülozu ışığı doğrudan manipüle edecek şekilde tasarlıyor. Sonuç olarak, tamamen bitki bazlı, biyobozunur, plastsiz ve geleneksel boyamaya kıyasla su kullanımını %90’a kadar azaltabilen canlı bir pigment elde ediliyor.

Teknoloji, moda, güzellik, ambalaj ve otomotiv sektörlerinde 25’in üzerinde pilot uygulama ve küresel marka iş birlikleriyle ticari olarak kullanıma sunulmuş durumda.

Sparxell, geçen yıl tasarımcı Patrick McDowell ile birlikte yapısal renk kullanılarak renklendirilen dünyanın ilk moda parçalarını oluşturmuş ve tekstil şirketi Positive Materials ile iş birliğiyle, ticari olarak siparişe hazır dünyanın ilk bitki bazlı yapısal renk mürekkebini piyasaya sunmuştu.

Son olarak 5 milyon dolar Pre-Series A yatırım toplayan ve LVMH desteğiyle büyüyen Sparxell, 2026’da küresel moda, güzellik ve otomotiv markalarından gelen artan talebi karşılamak için ton ölçeğinde üretime geçiyor. Önemli ticari iş birliklerinin yıl içinde duyurulması bekleniyor.

Sparxell’in kurucusu ve CEO’su Dr. Benjamin Droguet, şöyle diyor: “Hiç kimse bir ürünün neden mavi veya kırmızı olduğunu sorgulamıyor. Tükettiğimiz gıdalardan giydiğimiz kıyafetlere kadar günlük ürünlerdeki renk çoğu zaman göz ardı ediliyor. Oysa her tonun arkasında çevrede kalıcı olabilen ve vücutta birikebilen bir kimya var. İşte görünmezlik tam olarak sorun burada. Artık mikroplastiklerin insan vücudunun her yerine, kan, plasenta ve beyin dokularına kadar yayıldığını biliyoruz.

Renk oluşturmak için kullanılan malzemeler bu hikâyenin bir parçası. Doğa bu renk çözümünü milyonlarca yıl boyunca geliştirdi. Bu yüzden Sparxell’de, canlı, yüksek performanslı ve güvenli olan dünyanın ilk %100 bitki bazlı renk platformunu yarattık.”

Netflix’in yayınlanan yeni filmi The Plastic Detox, günlük mikroplastik ve ilişkili kimyasallara maruz kalmanın doğurganlıkta azalma, hormonal bozukluk ve uzun vadeli sağlık riskleriyle nasıl bağlantılı olabileceğini araştırıyor.

Yağmur Melis Şimşek
Yağmur Melis Şimşekhttps://www.textilegence.com/
Yağmur Melis Şimşek, Saint-Benoît Fransız Lisesi’nde eğitim görmüş, ardından Anadolu Üniversitesi’nde iki yıllık Fotoğrafçılık Bölümü’nü tamamlamıştır. Daha sonra lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nde sürdürmüş, mezuniyetin ardından ise 2017 yılında iş hayatına atılmıştır. Pek çok farklı projede, fotoğrafçılık ve grafik tasarımcılığın yanı sıra teknoloji alanında içerik ve haber yazarlığı gibi çeşitli pozisyonlarda yer alan Şimşek, 2021 yılından bu yana Textilegence’da dış haberlerde yardımcı editör olarak görev yapmaktadır.

Okumaya devam et

İlginizi çekebilir