10.1 C
İstanbul
Perşembe, Ocak 22, 2026

Ege’de aşırı yağışlar pamuk rekoltesinde beklentiyi yüzde 15 düşürdü

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı...

Textilegence Kasım Aralık 2025 sayısı yayında!

Textilegence Kasım Aralık 2025 sayısında da tekstil,...

1 Hour Shirt; hızlı modadan adil modaya

Fashion Revolution Germany ve döngüsel moda markası...

Nivogo: Türkiye’de ‘geleceği değiştiren moda’ döngüsel dönüşüm

Nivo (yeni) ve go (harekete geçmek) kelimelerinin...

Bego Jeans; temiz denimin hikayesi

Çevresel etkisi en yüksek tekstil ürünlerinden biri...

Türk deri sektöründe hedef: konsolidasyon ve ABD pazarında büyüme

GüncelTürk deri sektöründe hedef: konsolidasyon ve ABD pazarında büyüme

- Haber Sponsoru -

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (EDMİB), nisan ayında gerçekleştirilecek genel kurul öncesinde sektörün 2018–2025 dönemine ilişkin performansını alt sektörler bazında değerlendirdi. EDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar ve Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu’nun açıklamalarını içeren değerlendirmede, hem mevcut sorunlar hem de 2026 ve sonrasına yönelik yol haritası ortaya konuldu.

EDMİB’in 2018–2025 analizinde, ihracat birim fiyatlarındaki değişim, enflasyon-kur baskısı, artan üretim maliyetleri ve küresel rekabetin sektöre etkileri ele alındı. Zandar, saraciyenin halen sektörün en yüksek katma değerli alanlarından biri olduğunu vurgulayarak, kilogram ihracat fiyatının 21 dolardan 18 dolara gerilemesine rağmen ihracatta sert bir düşüş yaşanmadığını ifade etti. Ancak yüksek kapasiteli firma sayısının sınırlı olduğuna dikkat çeken Zandar, “Saraciyede 250 bin dolar üzeri ihracat yapan firma sayımız sadece 7. Güçlü ve ölçekli firma sayısını artırmamız gerekiyor” dedi.

Deri konfeksiyonunun katma değerli bir alan olmasına rağmen ciddi yapısal sorunlar barındırdığını belirten Zandar, nitelikli iş gücü bulma zorluğu, yüksek üretim maliyetleri ve ihracat fiyatlarını tutturmanın giderek zorlaştığını söyledi. Ham deri ve kürk ihracatında kilogram fiyatlarının 8 dolardan 5 dolara kadar gerilediğini aktaran Zandar, bunun temel nedeninin dünya genelinde deri fiyatlarındaki düşüş olduğunu kaydetti.

“İhracatçının temel beklentisi: enflasyonla doğru orantılı, öngörülebilir bir kur politikası”

Erkan Zandar’ın değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklardan biri, döviz kuru ile enflasyon arasındaki fark oldu. “Kilogram ihracat fiyatı mamulde yükselmiş olsa da ham maddede düştü. Döviz kurunun enflasyondaki artışın gerisinde kalması nedeniyle uluslararası pazarlarda fiyat tutturmakta zorlanıyoruz” diyen Zandar, Türkiye’de üretim maliyetlerinin ana kalemini enflasyona bağlı işçilik giderleri ve genel üretim maliyetlerinin oluşturduğunu vurguladı. Ayakkabı sektöründe 2018’de ortalama kilogram ihracat fiyatının 27,5 dolar olduğunu, 2021–2022 döneminde 20 dolara kadar gerilediğini hatırlatan Zandar, “Bugün 4 dolarlık fark bile sektörün tüm dengesini anlatıyor. İhracatçının en temel beklentisi; enflasyonla doğru orantılı, öngörülebilir bir kur politikasıdır. Bugün fiyat açısından pahalı bir ülke konumundayız” dedi.

“Ayakta kalmak için teknoloji ve otomasyon yatırımlarını mutlaka yapmak zorundayız”

Önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erkan Zandar, sektörde ciddi bir konsolidasyon sürecinin yaşanacağını belirterek, “Sadece güçlü markalar ayakta kalacak” ifadesini kullandı. Tüketici davranışlarının köklü biçimde değiştiğini, hibrit alışveriş modellerinin yaygınlaştığını ve yapay zekâ ile otomasyon yatırımlarının sektörün geleceğini belirlediğini söyleyen Zandar, “Ayakta kalmak için teknoloji ve otomasyon yatırımlarını mutlaka yapmak zorundayız” dedi. Türkiye’nin düşük maliyetli ülkelerle değil; butik üretim, tasarım gücü ve katma değerli ürünlerle rekabet edebileceğini vurguladı.

“Türkiye’de üretilmeyen bir malzemenin ithalatına vergi koyarak kimi koruyoruz?”

EDMİB Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu ise ham madde ve ara maddeye erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. “Türkiye’de üretilmeyen bir malzemenin ithalatına vergi koyarak kimi koruyoruz?” sorusunu yönelten Gündoğdu, bu durumun yerli üreticiyi değil, ihracatçıyı rekabet edemez hale getirdiğini ifade etti. Avrupa’daki rakiplerin aynı ara maddelere daha kolay eriştiğini belirten Gündoğdu, bunun Türkiye’yi hem maliyet hem de kalite açısından dezavantajlı konuma getirdiğini söyledi.

Türk deri sektörünün ABD pazarındaki hedefi %1’e ulaşmak

Finansmana erişimde iki temel talepleri olduğunu açıklayan Gündoğdu, fuar katılımlarında prefinansman sağlanması ve hak edilen devlet teşviklerinin ödeme sürelerinin kısaltılması gerektiğini vurguladı. ABD pazarına ilişkin değerlendirmesinde ise Türkiye’nin ABD’nin deri ithalatından aldığı payın yalnızca %0,26 olduğunu hatırlatarak, hedeflerinin %1 paya ulaşmak olduğunu söyledi.

Gündoğdu’nun gündeme taşıdığı bir diğer kritik başlık ise kümelenme ihtiyacı oldu. İzmir’de Deri Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu vurgulayan Gündoğdu, sektörün dağınık yapısının sürdürülebilir olmadığını belirterek, “Hedefimiz nettir: İzmir Deri Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması” dedi.

Diğer haberlere göz atın

Yazarın diğer haberleri

Diğer etiketlere göz atın:

En çok okunan haberler

Textilegence Dergisi ve Dijital Platform
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.