TGSD 50. yılında Anıtkabir’i ziyaret etti, ‘Türkiye Markası’ vurgusu yaptı

GüncelTGSD 50. yılında Anıtkabir’i ziyaret etti, ‘Türkiye Markası’ vurgusu yaptı

- Haber Sponsoru -

Türk hazır giyim sektörünün çatı kuruluşu Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) 50. yılını Ankara’da kutladı. TGSD Müşterek Başkanları Dr. Ümit Özüren ve Toygar Narbay’ın ev sahipliğinde düzenlenen programın ilk bölümünde Yönetim Kurulu ve dernek üyeleri Anıtkabir ziyareti gerçekleştirdi. Heyet, Atatürk’ün mozolesine çelenk bıraktıktan sonra saygı duruşunda bulundu. Anıtkabir ziyaretinin ardından, özel sektör ve STK temsilcilerinin de katılımıyla TGSD 50. Yıl Buluşması gerçekleştirildi. 

TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren, Anıtkabir Özel Defteri’ne yazdığı mesajda, yeni dönemde hazır giyim sektörüyle birlikte ‘Türkiye Markası’nı da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek şu sözleri kaleme aldı: 

“Sizin milletimize gösterdiğiniz vizyon sayesinde çalışmanın, üretmenin, sanayileşmenin ve ekonomik gücü millî güce dönüştürmenin bağımsızlığımızın en güçlü teminatlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bugün sorumluluğumuz, sanayimizi daha rekabetçi, nitelikli, sürdürülebilir ve güçlü kılmak; emeği, bilgiyi, tasarımı, inovasyonu ve girişimciliği Türkiye’nin yarınları için ortak bir değere dönüştürmek, ‘Türkiye Markası’nı daha güçlü biçimde geleceğe taşımaktır.” 

“Sanayisizleşme riskine karşı hazır giyim gibi emek yoğun sektörleri güçlendirmeliyiz” 

Dünyada üretim dengelerinin yeniden kurulduğu bir dönemde Türkiye’nin sanayi kapasitesini koruması gerektiğini söyleyen TGSD Başkanı Toygar Narbay, mal ihracatının GSYH’ye oranının, sanayileşme seviyesi açısından önemli bir gösterge olduğuna dikkat çekti. Narbay, “Bu oran 2022’de %27 seviyesindeyken 2025 sonunda %18’in altına geriledi; Orta Vadeli Program çerçevesinde 2028 için öngörülen oran ise %16,4. Dünya ortalaması yaklaşık %22-25 bandındayken ülkemizde oluşan bu tablo, sanayisizleşme riskiyle karşı karşıya olduğumuzu açık biçimde ortaya koyuyor. Türkiye açısından mesele, emek yoğun sektörleri geride bırakmak yerine bu sektörleri daha yüksek verimlilik, güçlü tasarım kapasitesi, ileri teknoloji kullanımı ve yüksek marka değeriyle yeni bir aşamaya taşımaktır” diye konuştu. 

“Üretimden uzaklaşmanın maliyetini Avrupa örneğinde görüyoruz”  

Avrupa’nın uzun yıllar boyunca üretiminin önemli bir bölümünü üçüncü ülkelere bırakan yaklaşımının bugün teknoloji geliştirememe, teknolojik gelişimde geride kalma, stratejik bağımlılık, kırılgan tedarik zincirleri ve istihdam kaybı olarak geri döndüğünü vurgulayan Narbay, Çin’in ise bunun tersine düşük ve orta teknolojili üretimi sistemin dışına itmeden, bu alanların üzerine yüksek teknoloji ve inovasyon kapasitesi inşa ettiğini ifade etti. Narbay, “Bir ülkede üretim tabanı zayıfladığında yalnızca bugünkü kapasite kaybedilmez; yarının tasarım, teknoloji, marka ve inovasyon imkanı da daralır” dedi. 

“Doğru adımlar atılırsa 2026, hazır giyimde yeniden konumlanmanın ilk eşiği olabilir”  

Başkan Narbay, yılın geri kalanına ilişkin ise şu açıklamada bulundu; “Küresel talep, jeopolitik riskler, enerji ve lojistik maliyetleri ile finansman koşulları sektörümüz üzerinde belirleyici olacak. Körfez’de ortaya çıkan durum dolayısıyla kısa vadede siparişler ülkemize geldi. Bu dönemde rekabetçiliğimizi artıracak adımlar atılırsa stabilizasyon sağlanabilir ve tekrar toparlanma patikasına girebiliriz. Ancak yıl sonuna kadar sert bir sıçramadan çok, kayıpların derinleşmesini önleyen ve dengelenme sağlayan bir görünüm daha gerçekçi duruyor. İç ve dış koşullarda ilave bir bozulma yaşanmaz, tedarik zincirlerindeki yeni arayışlar doğru ekonomi politikalarıyla desteklenirse sektör yılın ikinci yarısında suyun üzerine çıkmaya başlayabilir.  

Bu yılı yalnızca bir sonuç yılı olarak görmüyoruz; doğru adımlar atılırsa 2026, hazır giyimde yeniden konumlanmanın ilk eşiği olabilir. Tam da bu nedenle 2026-2028 stabilizasyon dönemi kritik önem taşıyor. Bu süreçte ‘net ihracatçıya %10 kur dönüşüm desteği verilmesi’, ‘bölgesel gelişmişliğe göre 3.500 TL desteğin kademelendirilmesi, 6. Bölge için 6 bin TL’ye çıkarılması ve yaygın kullanımı için %3 tolerans sağlanması’, ‘daha sürdürülebilir bir maliyet yapısı için reeskont faizlerinin politika faizinin %50’si kadar olması, faiz tahsilatının dönem sonunda yapılması’, ‘Eximbank teminatlarında KGF desteği’, ‘ham madde üzerindeki yüklerin azaltılması’ ve ‘DİR işlemlerinin kolaylaştırılması’ gibi adımlar, günü kurtarmanın ötesinde 2028 sonrasındaki dönüşüm dönemine kaynak yaratmak için de gerekli.” 

Diğer haberlere göz atın

Yazarın diğer haberleri

Diğer etiketlere göz atın:

En çok okunan haberler