Tekstil makineleri üreticisi Trützschler, ITM 2026’da ziyaretçilere hem yeni nesil makine teknolojilerini hem de dijital çözümlerini tanıttı. Fuar sırasında Textilegence’a konuşan Trützschler Grup Satış ve Pazarlama Direktörü Markus Wurster, sektörde dijitalleşmenin artık yalnızca üretim verilerinin toplanmasıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda süreçleri daha şeffaf ve izlenebilir hale getirdiğini söyledi.
Markus Wurster’e göre günümüzde tekstil üreticileri yalnızca yüksek üretim performansı değil, aynı zamanda kalite verilerinin tüm süreç boyunca izlenmesine olanak sağlayan sistemler de talep ediyor. Bu doğrultuda şirket, üretim süreçlerinin gerçek zamanlı olarak takip edilmesini sağlayan ve kalite sapmalarının kaynağının hızlı bir şekilde belirlenmesine imkân tanıyan dijital çözümlere odaklanıyor.
MyMill, üretim verilerini daha verimli işletme yönetimi için uygulanabilir içgörülere dönüştürüyor
Trützschler’in fuarda sergilediği çözümler arasında dijital platformu MyMill de yer aldı. Platform, Trützschler’in elyaf ve iplik hazırlık makinelerinden elde edilen üretim verilerini tek, kullanıcı dostu bir uygulamada bir araya getirerek kullanıcılara operasyonlarının şeffaf bir görünümünü sunuyor.
Markus Wurster, MyMill’in üretim verilerini günlük karar alma süreçlerini destekleyen pratik bilgilere dönüştürdüğünü belirtti. Wurster, “Amacımız işletmelerin her gün daha verimli çalışmasına yardımcı olmak. MyMill bunu maliyet tasarrufu sağlayarak, makine performansını optimize ederek ve belgelendirme ile raporlama gibi rutin görevlere harcanan zamanı azaltarak destekliyor. Sürekli güncellenen üretim bilgileri, merkezi raporlama araçları ve proaktif bildirimler sayesinde kullanıcılar daha hızlı tepki verebilir, daha bilinçli kararlar alabilir ve üretim süreçleri üzerinde tam şeffaflık sağlayabilir” dedi.

T-CAN, kova taşımacılığında devrim yaratıyor
Trützschler’in öne çıkardığı bir diğer çözüm ise T-CAN sistemi oldu. Tam otomatik çözüm, taraklar, ön cer (breaker draw frame) ve son cer (finisher draw frame) makineleri arasında şerit kovalarının (sliver cans) taşınması için tasarlandı.
Markus Wurster, T-CAN’ın şerit kovalarını otonom yönlendirmeli araçlar (AGV’ler) ve her hareketi takip eden akıllı bir yazılım arayüzüyle birleştirdiğini söyledi. Sistemin her kovayı ihtiyaç duyulan noktaya hassas şekilde yerleştirdiğini belirten Wurster, bunun güvenilir malzeme tahsisi ve kesintisiz üretime katkı sağladığını ifade etti.
Wurster, birçok iplikhanenin artan işçilik maliyetleri, operatör yetersizliği ve yükselen kalite gereklilikleri nedeniyle giderek daha fazla zorlukla karşılaştığını belirtti. T-CAN gibi otomasyon çözümlerinin manuel taşımayı azalttığını, makine verimliliğini artırdığını ve farklı tesis büyüklükleri ile üretim gereksinimlerine esnek şekilde uyum sağlarken tutarlı şerit kalitesinin korunmasına yardımcı olduğunu söyledi.
Farklı gereksinimler için tarak teknolojileri
Trützschler, fuarda tarak teknolojilerindeki en güncel gelişmelerini de sergiledi. Şirketin amiral gemisi TC 30i tarak makinesi, farklı elyaf türleri için çeşitli versiyonlarla üreticilere sunuluyor.
Markus Wurster, şirketin pamuk, ince elyaf, sentetik lifler ve geri dönüştürülmüş hamvmaddeler için özel çözümler geliştirdiğini belirterek müşterilerin üretim gereksinimlerine uygun makine konfigürasyonlarını seçebildiklerini söyledi.
Wurster, makinede kullanılan T-GO sisteminin kritik taraklama açıklığı ayarlarının hassas şekilde kontrol edilmesini sağladığını ve bunun üretim kalitesinde daha yüksek stabiliteye katkıda bulunduğunu vurguladı.
Fuar süresince üçüncü nesil entegre cer makinesi IDF 3 ve otomasyon çözümleri de ziyaretçilere tanıtıldı.
“Başarının anahtarı müşteriye yakın olmaktır”
Tekstil sektöründeki güncel öncelikler sorulduğunda Markus Wurster, müşteri memnuniyetinin en önemli konu olmaya devam ettiğini söyledi.
Tekstil üreticilerinin makinelerinden kesintisiz performans beklediğini belirten Wurster şöyle konuştu:
“Tekstil üreticileri yatırımlarından en yüksek geri dönüşü elde etmek istiyor. Müşteriler ekipmanlarına önemli yatırımlar yapıyorlar. Bu makinelerin günde 24 saat çalışması bekleniyor. Bu nedenle yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda servis kabiliyeti, yedek parçalara erişim ve müşteriye yakın olmak da önem taşıyor.”
Yatırım kararlarında uzun vadeli iş ortaklıkları önem kazanıyor
Markus Wurster, Türkiye pazarı hakkında da değerlendirmelerde bulunarak Trützschler’in Türk tekstil sektörüyle onlarca yıla dayanan güçlü ilişkiler kurduğunu vurguladı.
Şirketin aile şirketi yapısını sürdürmesinin müşteriler açısından önemli bir güven unsuru olduğunu belirten Wurster, yatırım kararlarının yalnızca teknolojiye değil, aynı zamanda uzun vadeli iş ortaklığı anlayışına da bağlı olarak şekillendiğini ifade etti.


