Türk moda endüstrisinin önemli organizasyonları arasında yer alan İstanbul Hazır Giyim ve Moda Fuarı (IFCO), 10’uncu kez kapılarını açarken, açılış töreninde yapılan konuşmalar sektörün içinde bulunduğu ekonomik tabloya ilişkin dikkat çekici değerlendirmelere sahne oldu.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve İstanbul Valisi Davut Gül sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu fuar açılışında, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan sektörün üretim odaklı büyüme ve güçlü rekabet koşulları talebini net biçimde ortaya koydu.
TİM Başkanı Mustafa Gültepe, yeni Orta Vadeli Plan’da (OVP) üretim ve ihracatı destekleyecek adımlar beklediklerini belirtirken, İTO Başkanı Şekib Avdagiç ise enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın açılmasının Türkiye’nin rekabetçiliğini olumsuz etkilediği uyarısında bulundu.
“Sektöre yönelik olumsuz söylemler gerçeği yansıtmıyor”
Ticaret Bakanı Ömer Bolat tekstil ve hazır giyimin Türkiye’nin sanayileşme ve ihracat yolculuğundaki kritik rolüne vurgu yaptı. Bu sektörleri asla göz ardı etmediklerini belirten Bakan Bolat; “Çıkarılan tevatürlerin hiçbirinin gerçekliği yok; sıkıntı var ama çıkış başlayacak” dedi.
Bu yıl tekstilde ihracat artışının başladığını, hazır giyimin ise geçen yıl seviyelerini koruduğunu ifade ederek yılın ikinci yarısında artıya geçeceğine inandığını söyledi. Bakan Bolat ayrıca, yılın ilk yedi ayında hazır giyim ihracat birim fiyatının yüzde 10 yükseldiğini belirterek bunu Türk hazır giyim sektörünün üstünlüğüne bağladı.
Fuarları, ihracatçıların dünya pazarlarına açılan kapıları olarak gördüklerini belirten Bakan Bolat, “2025’in şubat ve ağustos aylarında düzenlenen IFCO fuarlarında toplam 524 katılımcı firmamıza yaklaşık 108 milyon TL destek verdik. Bu yıl şubat ayında düzenlenen IFCO için de halihazırda 215 katılımcıya yaklaşık 55 milyon TL tutarında destek ödemesi yaptık” dedi.
İstanbul Valisi Davut Gül ise fuarın açılışında yaptığı konuşmada, “Dünyada kurulan bütün dengelerin ortadan kalktığı, güvenliğin ön plana çıktığı ve en önemli başarının mevcudu korumak olduğu bir dönemdeyiz. Bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ülkemizde güvenli bir üretim ortamının devam etmesi önemli bir başarıdır” ifadelerini kullandı.

“Türk sanayisi kendisinden kaynaklanmayan bir enflasyonun bedelini tek başına taşımamalı”
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, yeni Orta Vadeli Program öncesinde sanayinin beklentilerini güçlü ifadelerle dile getirerek, yalnızca enflasyonu düşürmeye odaklanan mevcut yaklaşımın üretim üzerindeki maliyetine dikkat çekti. Bahçıvan, son yıllarda uygulanan politikaların sanayiye ağır bedeller ödettiğini belirterek, “Enflasyonla mücadele uğruna Türkiye sanayisi feda edilmektedir” değerlendirmesinde bulundu. Türk sanayisinin büyük emeklerle oluşturduğu üretim altyapısının korunması gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, rekabet gücündeki aşınmanın kabul edilemez olduğunu ifade etti.
İmalat sanayisinin maliyet enflasyonunu kontrol altına alarak enflasyonla mücadeleye en büyük katkıyı veren kesim olduğuna işaret eden Bahçıvan, buna rağmen yüksek faiz ve finansman maliyetlerinin en ağır yükünü yine sanayicinin üstlendiğini söyledi. “Sanayimiz kendisinden kaynaklanmayan bir enflasyonun bedelini tek başına taşımamalıdır” diyen Bahçıvan, ekonomi yönetiminin ve politika yapıcıların bunu artık çok daha güçlü bir şekilde dikkate alması gerektiğini belirtti.
“Büyümenin en az yarısının üretim ve ihracattan gelmesini istiyoruz”
TİM Başkanı Mustafa Gültepe de üretim ve ihracatın Türkiye ekonomisinin en önemli dinamikleri olduğunu belirterek, son dönemde yaşanan sorunların yalnızca hazır giyimde daha fazla olmakla birlikte sanayinin, üretimin, ihracatın genelinde olduğuna dikkat çekti.
Gültepe; “Dolayısıyla bu yaşananlar Türkiye’nin problemi. Sanayicinin ve ihracatçının fedakarlığıyla enflasyon bu noktaya kadar geldi. Eylül ayında açıklanacak Yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) sanayiye farklı desteklerin gelmesi lazım. Çünkü son dönemlerde Türkiye’nin büyümesine ihracatçılar olarak katkı veremiyoruz. Bu da bizi üzüyor. Biz büyümenin en az yarısının üretim ve ihracattan gelmesini istiyoruz. Üreten ülkeler refahını garanti alabiliyor” dedi.
“‘Türkiye pahalı’ algısının yerleşmesi çok tehlikeli”
İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç ise Türkiye’de enflasyonla döviz kuru arasındaki makasın, sadece son yedi ayda ilave olarak yüzde 10’un üzerinde açıldığını söyleyerek; “Bu süreç sadece ihracatçıyı zorlamakla kalmıyor, yabancıların ülkemizdeki alışverişi de azalıyor. Türk vatandaşlarının yurt dışındaki alışverişinde ise artış görünüyor. Burada aleyhimize bir durum gelişiyor. ‘Türkiye pahalı’ algısının yerleşmesi çok tehlikeli. Bu algı yerleşirse turizmimiz de olumsuz etkilenir” ifadelerini kullandı.

