ABD’nin yeni ek gümrük vergileri Türk tekstilini nasıl etkileyecek?

GüncelABD’nin yeni ek gümrük vergileri Türk tekstilini nasıl etkileyecek?

- Haber Sponsoru -

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından, 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın yürürlükte bulunan 301. Bölümü (Section 301) kapsamında, 60 ticaret ortağına %10 ile %12,5 arasında uygulanmak üzere yeni ek gümrük vergileri getirildi. “Tamamen veya kısmen zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatını yasaklamadığı ya da bu yasağı etkin bir şekilde uygulamadığı gerekçesiyle” alınan karar doğrultusunda, Türkiye, %12,5 oranında ilave gümrük vergisine tabi olan ülkeler arasında yer aldı.

Buna karşın tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinde Türkiye’nin en güçlü rakipleri arasında bulunan Bangladeş ve Kamboçya gibi ülkelere vergi oranının %10 olması; üstelik bu ülkelerin de arasında bulunduğu dört ülkeye koşullu olarak Section 301 vergisinden muafiyet hakkı sunulması Türkiye’yi küresel arenada dezavantajlı konuma getirdi.

Yüzde 10 vergi uygulanacak ülkeler:

Arjantin, Bangladeş, Kamboçya, Kanada, Ekvador, El Salvador, Guatemala, Honduras, Hindistan, Endonezya, Ürdün, Malezya, Meksika, Pakistan, Sri Lanka, Trinidad ve Tobago, Britanya, Avrupa Birliği (AB) ve Tayvan.

Avrupa Birliği veya Tayvan menşeli bir ürüne ilişkin gümrük vergisi oranının, En Çok Kayrılan Ülkelere (Most-Favored Nation – MFN) uygulanan %10’dan düşük olması halinde, gümrük vergisinin toplamı %10’a denk gelecek şekilde ilave gümrük vergisi uygulanacak.

Söz konusu ürünün MFN gümrük vergisi oranının %10 veya üzerinde olması halinde ise, ilave bir gümrük vergisi uygulanmayacak.

Yüzde 12,5 vergi uygulanacak ülkeler:

Japonya, Güney Kore, İsviçre, Çin, Hong Kong, Avustralya, Yeni Zelanda, Filipinler, Singapur, Tayland, Vietnam, Türkiye, Rusya, Norveç, Kazakistan, Bahreyn, Mısır, Irak, İsrail, Kuveyt, Libya, Fas, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Angola, Nijerya, Güney Afrika, Bahamalar, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, Guyana, Nikaragua, Peru, Uruguay ve Venezuela.

Japonya, Güney Kore veya İsviçre menşeli bir ürüne ilişkin gümrük vergisi oranının, En Çok Kayrılan Ülkelere (Most-Favored Nation – MFN) uygulanan %12,5’tan düşük olması halinde, gümrük vergisinin toplamı %12,5’a denk gelecek şekilde ilave gümrük vergisi uygulanacak.

Söz konusu ürünün MFN gümrük vergisi oranının %12,5 veya üzerinde olması halinde ise, ilave bir gümrük vergisi uygulanmayacak.

ABD, Türkiye’nin yükselen ihracat pazarlarından biri

Türk tekstil ve hazır giyim sektörü son yıllarda Avrupa pazarındaki talep daralmasıyla mücadele ederken, bu süreçte ihracatta pazar çeşitliliği stratejisini benimsedi. Bu dönemde Türkiye için, ABD en hızlı büyüyen pazarlardan biri olarak öne çıktı.

2026 ocak-nisan dönemi verilerine göre, ABD, Türkiye’nin teknik tekstil ihracatında birinci, ev tekstili ihracatında ikinci sırada yer alıyor.

Yılın ilk yarısında ise Türkiye’nin en fazla tekstil ihracatı gerçekleştirdiği ikinci ülke ABD oldu. Bu dönemde ülkeye yüzde 14’lük artışla 409 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirildi.

Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya’ya “özel tarife”

Karar kapsamında, tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik olarak ve sadece Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya’yı kapsayan özel bir sistem de yer alıyor.

Bu ülkeler, ABD menşeli pamuk veya tekstil girdisi kullanmaları halinde belirli miktardaki tekstil ve hazır giyim ürününü Section 301 vergisi olmadan ABD’ye gönderebilecekleri tarife kontenjanlarından yararlanabilecek.

Başlangıçta 3 yıl süreyle uygulanması beklenen kontenjan sisteminin, en erken 1 Eylül 2026 tarihinde uygulanabilir hale getirilmesi öngörülüyor.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ABD yönetiminin Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerini yakından ilgilendiren ilave gümrük vergisi kararını değerlendirdi    Görsel Kaynak: AA
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ABD yönetiminin Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerini yakından ilgilendiren ilave gümrük vergisi kararını değerlendirdi Görsel Kaynak: AA

“Asıl mesele, Türk sanayisinin rakipleri karşısında sistematik biçimde dezavantajlı bir konuma itilmesi”

ABD yönetiminin Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerini yakından ilgilendiren ilave gümrük vergisi kararını değerlendiren İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan; “Burada mesele yalnızca ek bir vergi uygulaması değildir. Asıl mesele, Türk sanayisinin rakipleri karşısında sistematik biçimde dezavantajlı bir konuma itilmesidir” açıklamasında bulundu.

Aynı düzenleme içinde bazı rakip ülkelere tanınan vergi indirimleri, tarife avantajları ve vergisiz tarife kontenjanlarının, Türkiye açısından açık bir rekabet eşitsizliği doğurmakta olduğunu savunan Bahçıvan; “Bangladeş, Kamboçya, Endonezya, Malezya, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerin ilave vergi oranlarında indirime gidilirken; Avrupa Birliği, Tayvan, Japonya, Güney Kore ve İsviçre için toplam vergi yüküne üst sınırlar getirilirken, Türkiye’nin bu çerçevenin dışında bırakılması hakkaniyetli değildir” dedi.

“Toplam gümrük vergisi yükü yüzde 25-30’a çıkabilir”

Bahçıvan, Türkiye için benzer bir üst sınırın öngörülmemesi ve yüzde 12,5’lik ilave verginin mevcut vergilerin üzerine eklenmesinin özellikle tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinde toplam gümrük vergisi yükünü yüzde 25-30 seviyelerine taşıyabilecek ağır bir sonuç doğurduğunu aktardı.

Türkiye’nin, ABD ile ticaretinde yapısal ve yüksek dış ticaret fazlası veren ülkeler arasında olmamasına rağmen, ticaret fazlası veren bazı ülkelerle benzer bir yaklaşımla değerlendirilmesinin ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini ifade ederek; “Bugün Avrupa pazarındaki daralma nedeniyle ABD’yi alternatif ve büyüme potansiyeli yüksek bir pazar olarak değerlendiren sektörlerimizin, tam da böyle bir dönemde rakiplerine kıyasla daha dezavantajlı hale getirilmesi son derece kaygı vericidir” değerlendirmesinde bulundu.

Tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin Türkiye ekonomisi için sıradan üretim alanları olmadığına dikkat çeken ISO Başkanı; “Bu sektörler; üretim, istihdam, ihracat, bölgesel kalkınma, kadın istihdamı, KOBİ ekosistemi ve tedarik zinciri açısından stratejik yapı taşlarıdır. Bu nedenle bu sektörlerin rekabet gücünü zayıflatacak her düzenleme, yalnızca ihracat rakamlarını değil; üretim merkezlerimizi, istihdam kapasitemizi, bölgesel kalkınma gücümüzü ve sanayi ekosistemimizin dayanıklılığını da etkileyecektir” dedi.

“Türkiye-ABD müzakereleri büyük önem taşıyor”

Tüm bunlar ışığında, Türkiye ile ABD arasında başlatılması öngörülen yeni müzakere sürecini son derece önemli gördüklerini belirten Başkan Erdal Bahçıvan, bu süreçte gümrük vergileri, toplam tarife yükü, vergisiz tarife kontenjanları, menşe kuralları, izlenebilirlik ve zorla çalıştırma konusundaki mevzuat başlıklarının kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.

Bahçıvan, ilgili kamu otoritelerinin; “Türkiye’nin vergisiz tarife kontenjanına dahil edilmesi, toplam tarife yüküne üst sınır getirilmesi ve ülkemizin ticari gerçekliklere uygun biçimde yeniden değerlendirilmesi için güçlü, kararlı ve sonuç odaklı girişimlerde bulunmasını beklediklerini” ifade etti.

“Eşit rekabet şartları talep ediyoruz”

“Bizim talebimiz ayrıcalık değildir. Bizim talebimiz, eşit rekabet şartlarıdır. Türk sanayicisi kaliteyle rekabet eder. Üretim kabiliyetiyle rekabet eder. Zamanında teslimatla, esnek üretim gücüyle, sürdürülebilirlik yatırımlarıyla ve yılların oluşturduğu güvenle rekabet eder. Ancak rekabetin adil olmadığı bir zeminde, hiçbir ülkenin sanayicisi gerçek gücünü ortaya koyamaz,” diyen Bahçıvan, Türkiye’nin üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve sanayicinin rekabet hakkını korumanın; yalnızca sektörel bir mesele değil, Türkiye’nin ekonomik geleceği açısından stratejik bir sorumluluk olduğunu hatırlattı.

“Avrupa pazarında fiyat baskısı artabilir”

Konuya ilişkin, Bloomberg HT kanalına değerlendirmede bulunan Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu da yeni tarife düzenlemelerinin Türk ihracatçısının rekabet gücü açısından zorlayıcı olacağını savunarak, dolaylı olarak Avrupa pazarında yaşanabilecek gelişmelere de dikkat çekti: “Çin’e uygulanan yüksek gümrük vergileri Çinli üreticileri alternatif pazarlara yönlendirebilir. Bu da özellikle Avrupa pazarında fiyat baskısını artırarak Türk ihracatçısının rekabet gücü üzerinde ilave bir baskı oluşturabilir.”

Diğer haberlere göz atın

Yazarın diğer haberleri

Diğer etiketlere göz atın:

En çok okunan haberler