Tekstil sektöründe de ‘Kadının Adı Yok’

GüncelTekstil sektöründe de ‘Kadının Adı Yok’

- Haber Sponsoru -

Türkiye’de tekstil sektörü kadınların en fazla istihdam edildikleri emek yoğun sektörlerin başında geliyor. Her yıl küresel çapta kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadın emeğinin toplumsal değerini hatırlatırken diğer yandan bugün toplumsal hayatta kadına olan bakışı tekrar sorgulamamıza sebep oluyor.

Tekstil, hazır giyim ve deri sektöründe toplam istihdamın yaklaşık yarısı kadınlardan oluşuyor. Katma değer yaratan ve ülke ekonomisinin gelişmesinde büyük bir rol oynayan tekstil sektörü, aynı zamanda cinsiyet eşitsizliği/ayrımcılık, kadınların erkeklere göre daha düşük ücret alması, kayıt dışı çalışma ve sendikalaşma oranının çok düşük olması nedeniyle zorlu ve adil olmayan çalışma koşullarına zemin hazırlıyor.

ILO ve Türkiye Ofisi ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2018 raporuna göre, cinsiyete dayalı ücret farkı %15,6 olarak belirtiliyor. Bu fark, yaş ve kıdem arttıkça daha da derinleşiyor. Konfeksiyon işletmelerinde ustabaşı/şef pozisyonlarında genellikle erkeklerin bulunması, kadın işçilerin kariyer yolunu tıkayan bir faktör olarak kabul ediliyor.

Yapılan akademik bir araştırmaya göre, sektörün başlıca sorunlarından olan kayıt dışılığın en büyük sebebi ise işçilik maliyetlerinin işverenler tarafından yüksek bulunması. Fason üretimin yaygın olduğu sektörde, özellikle maliyetleri düşürmek için bazı yabancı ve çok uluslu şirketler, Türkiye gibi ucuz işgücü olan bölgelerde yatırım yapmadan üretiminin bir kısmını buralarda gerçekleştiriyor. Markaların tedarik zincirlerinden sorumlu olduğuna yönelik yasal adımlar atılmaya başlansa dahi bugün halen daha Türkiye’de bazı yerlerde “merdiven altı” diye tabir edilen havalandırması olmayan, insan sağlığını tehlikeye atan mekanlarda üretim yapılmaya devam ediliyor. Kayıt dışı istihdamın büyük bir çoğunluğunu oluşturan kadınlar ve çocuklar, sektörde yaygın olan taşeron üretim ilişkisinin yarattığı bu olumsuz koşullardan en fazla etkilenen kesim oluyor.

Şirketlerde tam cinsiyet eşitliğine ancak 2051’de ulaşılabilecek

Şirketlerde kadınların çalışma hayatında karşılaştığı tablo da fabrikalardakine benzer. Küresel ölçekte kadınların liderlikteki payı artış gösterse de ivme yavaşlıyor. McKinsey “Women in the Workplace 2025” verilerine göre; kadınların giriş seviyesinden yöneticiliğe terfi etme oranlarındaki eşitsizlik (Broken Rung), yönetim kademelerindeki yetenek havuzunu kilitliyor. TÜSAYDER tarihinde bir ilk olan eş başkanlık sisteminin mimarlarından TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Sevgi Yılmaz bu yıl 22. kez gerçekleştirilen İş Dünyasında Kadınlar Araştırması’na göre, küresel ölçekte kadınların üst yönetimdeki oranının 1,1 puan gerileyerek %32,9 olduğunu, mevcut eğilimin, orta ölçekli şirketlerde tam cinsiyet eşitliğine ancak 2051’de ulaşılabileceğine işaret ettiğini söylüyor.

Diğer haberlere göz atın

Yazarın diğer haberleri

Diğer etiketlere göz atın:

En çok okunan haberler