Hollanda merkezli kuruluş CCC – Clean Clothes Campaign, bireysel Levi’s tüketicilerinden oluşan bir grup ile birlikte, 14 Nisan 2026’da Hollandalı tüketicilere yönelik yanıltıcı reklamlar nedeniyle Levi’s aleyhine dava açtı. Levi’s jean’leri “sorumlu şekilde üretildi” iddiası içeren etiketler taşır ve marka internet sitesinde “her zaman doğru olanı savunduğunu” belirtirken, CCC ise gerçekliğin farklı olduğunu savundu.
CCC, Şanlıurfa’daki Özak fabrikasını işaret ederek, Levi’s için üretim yapılan fabrikada, yönetimin deprem sonrası işçilerin kişisel koşullarını dikkate almaması nedeniyle çalışma koşullarının ciddi şekilde kötüleştiğini ifade etti. Şubat 2023’te güneydoğu Türkiye’yi vuran yıkıcı depremde 50.000’den fazla kişi hayatını kaybetmişti.
CCC Türkiye kurucusu Bego Demir, “Levi’s, tüketicilerine jean’lerinin sorumlu şekilde üretildiğini ve doğru olanı savunduğunu vaat etti. Ancak gördüğüm gerçek farklıydı,” dedi
“Levi’s için üretim yapan işçiler, sendikal faaliyetler ve protestolar nedeniyle cezalandırıldı”
CCC, Türkiye’de Levi Strauss için jean üreten işçilerin, daha iyi ücret ve çalışma koşulları talep eden yeni bir sendikaya katılmaları ve barışçıl protestolara katılmaları nedeniyle cezalandırıldığını savundu: “Eyalet güvenlik güçleri bu işçilere göz yaşartıcı gazla müdahale etti, darp etti, biber gazı kullandı ve gözaltına aldı. Buna karşılık fabrika yönetimi, protestoya katılan 400 işçinin tamamını işten çıkardı.”
CCC, Levi’s’in fabrikadaki tek alıcı konumunda olması nedeniyle işçiler üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu vurguladı.
CCC açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Levi’s başlangıçta bu olayların kendi davranış kurallarını ihlal ettiğini kabul etti, ancak işçilerin ve temsilcilerinin işten çıkarılan işçilerin işe iadesi veya tazmin edilmesine yönelik taleplerini hiçbir zaman yerine getirmedi.”
Dava, işçi haklarını merkeze alan daha adil ve daha sürdürülebilir bir üretim sistemine geçiş ihtiyacına dikkat çekiyor.
CCC’nin yakında yayımlanacak “Fashioning a Just Transition” başlıklı manifestosunda, yeşil aklama ve sosyal aklamanın yasaklanması ile işçilerin bağımsız sendikalarda örgütlenme özgürlüğünün güçlendirilmesi çağrısında bulunuluyor. CCC, bunun gerçekleşmesi halinde bu tür vakaların gelecekte önlenebileceğini belirtti.
