Tekstil ve Hazır Giyim Zirvesi Küresel Pazar Hedefiyle Gerçekleşti

Tekstil ve Hazır Giyim Zirvesi hüseyin öztürk
Tekstil ve Hazır Giyim Zirvesi Küresel Pazar Hedefiyle Gerçekleşti

İstanbul Kültür Üniversitesi’nde gerçekleştirilen İstanbul Uluslararası Tekstil ve Hazır Giyim Zirvesi ’ne sektörün daha katma değerli ve rekabetçi hale gelmesi için yapması gerekenler masaya yatırıldı. Dijitalleşme ve tasarımın önemi bir kez daha vurgulandı.

İstanbul Uluslararası Tekstil ve Hazır Giyim Zirvesi, 16-17 Nisan 2019 tarihinde İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Ataköy Yerleşkesinde gerçekleştirildi. Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF) tarafından organize edilen etkinlikte, Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün 450 milyar dolarlık küresel pastadan daha fazla pay alabilmesi için birçok önemli konu farklı oturumlarda ele alındı.

Sektörün önemli oyuncularını bir araya getiren zirvenin açılış konuşmalarını Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, MHGF Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Öztürk, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Kaleağası ve İKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihal Sarıer tarafından yapıldı.

MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk selamlama konuşmasında tekstil ve hazır giyim sektörünün, üretim, istihdam ve ihracatı barındıran neredeyse tek sektör olduğunu dile getirdi. Endüstri olarak ihracatı çok önemsediklerini söyleyen Öztürk,  az yatırımla çok ihracat yapan sektöre sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi.

Tekstil ve Hazır Giyim Zirvesi: Sektör büyük potansiyele sahip

Etkinlik sonrası Textilegence’ye açıklama yapan Öztürk, şunları söyledi; “Tekstil ve hazırgiyim sektörü üretim, istihdam ve ihracatı barındıran neredeyse tek sektördür. 450 milyar dolarlık dünya hazır giyim ticaretinden sadece yüzde 3,4 pay alan ülkemiz, eşsiz potansiyelini harekete geçirerek büyük bir atılım yapabilecek, bu pastadan daha fazla pay alabilecek güce sahip. İstanbul Uluslararası Tekstil ve Hazır Giyim Zirvesi ile amacımız bu gücü harekete geçirmek.”

Anadolu’da genç nüfusta işsizlik oranı oldukça yüksek olduğunu belirten Öztürk, sektörün sahip olduğu potansiyele dikkat çekti; “Anadolu’nun işsizlik oranı oldukça yüksek genç nüfusa sahip. Hazır giyim Batman, Midyat, Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Denizli ve Gaziantep gibi birçok bölgemizde ciddi anlamda doğal kümelenme ile konuşlanmış durumda. Ancak Türkiye’de network ile ilişkiler henüz istenen düzeyde değil. Hammaddeden yan sanayiye ve müşteri erişimine kadar ciddi anlamda bir network erişim eksikliği var.” Öztürk, düzenledikleri zirvenin amacının sektörel network sağlamak, alım ekipleri ile üreticiyi bir araya getirmek ve üniversite sanayi iş birliğinin de somut bir şekilde adımını atmak olduğunu açıkladı.

‘Dijitalleşme bir lüks değil, zorunluluk’

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ise etkinlikteki konuşmasında, tekstil ve hazır giyim sektörünün ‘geçmişi-geleceğe, geleneği-yenilikçiliğe’ bağlayan önemli bir köprü olduğunu vurguladı. Turan, tekstil ve hazır giyim sektörünün yüzde 40’a yaklaşan kadın istihdamı ile dikkati çektiğini kaydetti. Turan, tekstil ve hazır giyimin birlikte, 2018 yılında ülke istihdamına katkı sağlayan ikinci büyük sektör olduğunu belirtti.

Türk ekonomisinin nefes almasını sağlayan ihracat yetkinliğinin değişim ve dönüşüme göre yeniden kurgulanması gerektiğini savunan Turan, e-ihracatın toplam ihracat içerisinde binde 3 paya sahip olduğunu ve bu payın arttırılması için çaba sarf edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Turan, “Türkiye’de e-ticaretin toplam pazar büyüklüğü, yıllık ortalama yüzde 31’lik bir büyüme kaydediyor. Sektörlerimizin ve KOBİ’lerimizin rekabetçilik gücü artışında, dijitalleşmeyi bir kaldıraç olarak kullanabiliriz. Dijitalleşmenin bir lüks değil, aksine zorunluluk olduğunu unutmamalıyız” dedi.

‘Tekstil sektörü ülkenin bel kemiği’

“İstihdam seferberliği sürecindeyiz” diyen Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın sözlerini şöyle sürdürdü; “ASKON olarak 1 ay önce 50 bin yeni istihdam sözü verdik. 81 ilimizde 81 yeni işletme diyerek istihdamı ele aldık. Tekstil ve hazır giyimi beraber tuttuğumuzda yılsonunda 30 milyar dolar ihracat hedefiyle sahalardayız. Türk tekstil ve hazır giyim sektörü olarak rüştünü ispat etmiş, dünya arenasında kendini en iyi yerlere oturtmuş markaları olan ve dünya markalarının üretim yaptırmak istediği bir ülke haline geldik.”

Tekstil sektörünün daha çok büyüyeceğini ve ülkenin bel kemiği sektörü olmaya devam edeceğini dile getiren Aydın, önemli yabancı markaların Türkiye’de yatırımlarını arttıracağı öngörüsünde bulundu; “Açıklanan pakette de görüldüğü üzere hem vergi hem yargı reformlarını dört gözle bekliyor olacağız. Tekstil sektörü birçok krizden en az etkilenen sektördür.”

İKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihal Sarıer de yaptığı konuşmada Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörünün yüksek standartlara ulaşabilme kabiliyetiyle; dünya ticaretinde önemli bir role sahip olduğunu ifade etti. Sarıer; “Yüksek kaliteli ve geniş ürün yelpazesiyle uluslararası pazarlarda kolayca rekabet edebilmekte; dünya genelinde 6. büyük hazır giyim tedarikçisi olarak öne çıkmaktadır. Son 40 yılda tekstil sektöründe üretim ve ihracat, düşük katma değerli ürünlerden, yüksek katma değerli imal edilmiş ürünlere doğru kaymıştır” diye konuştu.